Dış Görünüm Önemlidir!

Dış Görünüm Önemlidir!

Sözcüklerin anlamsız, kişisel imajınızın ise her şey olduğu güzel dünyamızda artık Facebook’a yüklediğiniz bir fotoğrafınızla kitleleri peşinizden sürükleyebilir, üzerinize geçirdiğiniz Balmain marka bir ceketle ikon ilan edilebilir, elinizden düşürmediğiniz i-pad’inizle toplantıların yıldızı olabilirsiniz…

2000′’li yılların başında prezantabl diye bir cümle girdi hayatımıza. Önceleri anlamsız gelen bu süslü kelimeyi pek bir sevdik her yere serpiştirmeye başladık. Kuşkusuz 21. yüzyıl insanlarının en belirgin özelliği prezantabl, yani sunulabilir olmaları. Peki, dış görünüş gerçekten de bu kadar önemli mi? Tabi ki parlak bir zeka hiçbir zaman göz ardı edilemez ancak iyi görünüşlü insanlar yarışa 1-0 önde başlıyorlar.  Tanımadığınız insanların olduğu bir ortama girdiğiniz ilk 30 saniye içinde sizin hakkınızda fikirler oluşmaya başlar. Üzgünüz ama bu fikirler sağlam karakterinizle ilgili değil görünüşünüzle ilgili olur. Çok mu acımasız geldi? O zaman işe bir de sizin tarafınızdan bakalım……

Dış görünüşünüz etiketiniz

Şık bir kafede kitabınızı okumakla meşgulsünüz. Yanınıza yaklaşan bir adam size bir kahve ısmarlamak istediğini söylüyor. Karşınızdakine bakıyorsunuz, kirli tişörtü, uzun saçları ve sararmış dişleriyle pek güven vermiyor değil mi? Hayır demekle, güvenliği çağırmak konusunda kararsız kalıyorsunuz. Oysa karşınızda düzgün giyimli, tıraşlı ve parlak gülüşlü bir adam olsaydı tepkiniz daha farklı olabilirdi. En azından panikleyip kitabı kafasına atmaya çalışmazdınız… California Üniversitesi’ nin yapmış olduğu bir araştırma, insanların kararlarında görme duyusunun ağırlığının %85 olduğunu söylüyor. Yani yeni tanıştığınız bir adamı, yırtık pantolonu yüzünden evsiz sanıp, avucuna para sıkıştırmak gibi bir gafa imza atmanız tamamen karar mekanizmanızın suçu!

Peki ya iş hayatı?

İlk izlenim deyince iş görüşmelerini atlamamak gerekir. Gerginliğin tavan yaptığı bu görüşmelerde Nasıl davranacağımız, nasıl konuşacağımız, hangi özelliklerimizi ön plana çıkaracağımızı düşünürken işin içine bir de “Ne giysem?” sorunsalı girer. Yıllardır şehir efsanesine dönen “jean pantolonla görüşmeye gidilmez!” mitini yıkmak ister ancak bir türlü yıkamayız. Oysaki kılık kıyafet kuralları sektörden sektöre büyük farklılıklar gösterir. Siyah etek, beyaz gömlek ve topuklu ayakkabı üçlüsü hayat kurtarıcı kabul edilse bile kimi sektörler için yaratıcılıktan uzak ve kişiliksiz seçimler olarak kabul edilebilir.

Peki, bu işin sınırı nedir? Diyorsanız işte size iyi bir ilk izlenim için gereken stil önerileri…

Temiz Olun

Kıyafet seçiminiz ne olursa olsun, kırışıksız ve temiz olmasına dikkat edin. Kimse yeni tanıştığı birinin kötü kokular yaymasına tahammül edemez.

Abartıdan uzak durun

Makyaj çekmecenizin derinliklerinde metalik renkte farlar, simli allıklar veya neon rujlar olabilir. Ancak bunları kullanmayı aklınızdan bile geçirmeyin. Evet, 80’ler güzeldi ancak sona erdi!

Stilinizden ödün vermeyin

Herkes aynı kalıpları tercih etseydi dünya çok sıkıcı bir yer olurdu. Kıyafetlerinize kendi stilinizden parçalar katmak kişiliğinizi ortaya çıkaracaktır. Herkesin giydiği düz siyah bir elbiseyi kırmızı stilettolarla renklendirmek eğlenceli yönünüzü ortaya çıkarır.

Desenlerden uzak durun

Kocaman çiçek desenli, kırmızı elbiseniz plajda üzerinizde harika görünüyor olabilir ancak yeni tanıştığınız birinin dikkatini ay çiçeklerine değil de size vermesini istiyorsanız büyük desenlerden uzak durmalı, düz renkleri tercih etmelisiniz.

Aşırı dekolteden kaçının

Kadınsı görünmenin avantajdan çok dezavantajı vardır. Vücudunuzu saran kıyafetler, derin göğüs ve bacak dekolteleri elbette dikkat çeker ancak olumlu yönde değil.

Topuklu ayakkabı her zaman iyi fikirdir!

On kadından sekizi topuklu ayakkabı giydiğinde kendini daha seksi hissettiğini ve özgüveninin daha yüksek olduğunu itiraf ediyor. Kıyafetinize uyumlu bir çift yüksek topuk havanızı tamamen değiştirir, kendinizi iyi hissetmenizi sağlar.

Gülümseyin!

Bazen samimi bir gülümseme en pahalı kıyafetleri bile alt eder.  Pozitif ve kendine güvenli bir gülüşle müthiş bir ilk izlenim yaratabilirsiniz.

Uzman Görüşü: Pelin Tekin- İnsan Kaynakları Uzmanı

Dış görünüşümüz, karakterimizle ilgili ipuçları verirken aynı zamanda kendimize ve bulunduğumuz ortamdaki kişilere olan saygımızın da bir göstergesidir. Konu, kısıtlı bir sure içinde kendimizi karşımızdaki şirket temsilcisine tanıttığımız iş görüşmelerine gelince dış görünüş daha da önem kazanmaktadır. Kendimiz hakkında ilk izlenimleri ortaya koyduğumuz bu görüşmelerde algıyı yönetmek kritiktir. Algı ise görüntü ve davranışlardan etkilenir. İş görüşmelerinde bakımlı, temiz ve düzgün bir görünüş sergilemek en önemli kuraldır. Giyim konusunda beklentiler, gereklilikler ve sınırlar sektöre veya şirket yapısına göre değişebilir bu nedenle görüşmeye gitmeden önce şirket hakkında bilgi edinmek faydalı olacaktır. Bunun dışında Görüşme sırasında dış görünüşünüzün kişiliğinizin önüne geçmesine izin vermeyin. Giyim, saç ve makyaj konularında aşırılıklardan kaçının. Abartıdan uzak, sade ve bakımlı bir görünüş sergilemek sizi tanımaya çalışan şirket temsilcisinin görünüşünüze odaklanmak yerine söylediklerinize odaklanmasını sağlayacaktır.

Bütün bunların yanında güler yüzlü tavırlar, kendine güven ve göz teması kurmak karışınızdaki kişi üzerinde pozitif bir etki yaratacaktır.






Yorum Gönder

Yorum bırakın trackback sitenize.. Yorumları takip için lütfen üye olun RSS.

Email adresiniz paylaşılmayacaktır. İşaretli alanları doldurun *

Önceki yazıyı okuyun:
1 Ayda Aç Kalmadan 4 Kilo Vermenin Yolları
1 Ayda Aç Kalmadan 4 Kilo Vermenin Yolları

Bazı diyetlerin ne kadar zor ve sıkıcı olduğunu bilirsiniz. Bol miktarda mide gurultusunun yanı sıra, sosyal hayatı da epeyce zorlar....

Kapat