Gittin…

Gittin...

Gittin…

Sensizliğin ilk günü. Gözyaşlarıma engel olmaktan vazgeçtim uzun yol yürüyüşümde. Gelen geçeni umursamadan hıçkırıklara boğuldum. Bu senin ilk gidişindi…

Yalnız kaldım koca kentte. Ben seninle alışamamışken bu şehre, sensiz nasıl yürürüm caddelerde…

Ne kadar da kendinden emin yürürmüşüm. Yetim kaldım bugün, kolum kanadım kırık…

Aslında benim hiçbir sorunum yokmuş. Yaşadıklarımın içinde en zoru buymuş. Ne kadar da büyükmüşsün sen. Herşeyimmişsin. Bunu biliyordum sanıyordum ama bilmiyormuşum.Gidişinle anladım…

Bugün sensizliğin ilk günü… Böylesine canım yanmışmıydı.  Yaşanan onca şeye rağmen, bu en sancılısı. Akşam olunca kulağım kapıda olacak. Anahtar sesini duyar duymaz fırladığım anlar gelecek aklıma. Ama o anahtar sesi duyulmayacak.

Gelsen çabucak, ah neler vermezdim. “Aşkım çok yorgunum” desende bende sana küsmesem. Yorgunluğuna yorgunluk eklemesem…

Ah nasılda canım yanıyor bir bilsen. Ben sana hiç bu kadar ağlamamıştım. Seninle uyanmanın hayalini kurduğum zamanlarda bile, umutsuzluğa kapıldığımda hiç bu kadar içim yanmazdı. Ama bu bambaşka. Garip… Tarif edebilmek mümkün değil. Döneceğini bile bile, içimi bunca acıtan ne?

“Çok para kazanacağım Aşkım, seni kimseye muhtaç etmeyeceğim” dedin ve gittin… Çok para değilmiş hiç bir şey. Sen olsan yanımdada hiçbirşeyim olmasa. Dönsen, hiçbirşey istemeceğim senden. Birşeyim yok demeyeceğim. Söz Aşkım, ne olur çabucak dön…

24.06.2009

İmge






Yorum Gönder

Yorum bırakın trackback sitenize.. Yorumları takip için lütfen üye olun RSS.

Email adresiniz paylaşılmayacaktır. İşaretli alanları doldurun *

Önceki yazıyı okuyun:
Sen

Sevmekle başlar herşey. Bazen de sevilmekle... Ama hep var olan O' dur. Sevgi... Sevmek... Sevdalanmak...

Kapat