Haiku Nedir?

Haiku Nedir?

1. Tarihçe

“Haiku bilmeyen şiir yazamaz, yazsa da şiir olmaz”

Japon söz sanatının 9-12. yüzyıllar arasında geldiği evrede dinsel ve kırsal temalar üzerinde yoğunlaşan ve 5-7-5-7-7 hece ölçüsünde yazılan koşuklar ortaya çıktığı görülür. Türkiye’de Yunus Emre’nin adında cisimleşmiş tasavvufi halk edebiyatının eşleniği gibidirler. Bunun adı Tanka’dır. Sıkça Tanka şölenleri düzenlenir, yarışmaları yapılır vs. Japon toplumuna eskiden beri hakim olan korporatist düşünce biçiminin de beslemesiyle bu tür yarışmalarda yavaş yavaş farklı bir tarz ortaya çıkar. 5-7-5-7-7 olan biçim, bir ozanın söylediği 5-7-5 ve ona katkı olarak başka bir ozanın söylediği 7-7’lik iki parçaya bölünür. Renga ortaya çıkmıştır. Artık Tanga yarışmaları değil Renga partileri revaçtadır. Zaman içinde Renga partilerine ozanlar “ceplerinde” hazır, başlatıcı 5-7-5 dizelerle gelmeye başlarlar. Hokku ya da Haiku başlıyordur artık. Tanka’dan Haiku’ya bu geçişte yapıdaki değişikliklerle birlikte, üslupta da bir takım değişiklikler olmuştur. Dinsel konular, yazarın kendi izlenimleri, imgeler, güçlü sözler terkedilmiş; yerini yalın gözle ve asilinden köylüsüne herkesin görebileceği, doğa ve günlük yaşamdaki belli bir anı yakalayıp ona işaret etme olarak tanımlanabilecek bir üslup almıştır.

2. Haiku Estetiği

Haiku bir şiir biçimi değil, bir algılama biçimi de değil, bir görme biçimidir. O, bir “an”ı, sıradan olaylar içinde bir “an”ı yakalayıp onun iç doğasına daha sonradan ve bir başkasıyla birlikte nüfuz ederek o “an”ı kalıcı bir “anı” olarak paylaşmayı hedefler. Deyim yerindeyse, “bak orada, şu anda ne oldu; ben gördüm/duydum/ dokundum/tattım/kokladım” der. Beş duyunun dışına çıkan, antropomorfizmin dolayımlarından geçen, yorumlama içeren, kendini anlatan bir tür değildir haiku. İmgeye bile çok az başvurulduğu görülür. Çünkü bu tür dolayımların başka biriyle paylaşımı azalttığı ve giderek engellediği düşünülür. “Göster, ama sakın söyleme!” Kural budur. Ve karşındaki de bu yalın anlatımdan esinlenerek o yalın anlatımı başka bir yalın anlatımla yeniden anlatabilme gücüne sahip olmalıdır.

3. Haiku Yapısı

Haiku, yapısal olarak 2 asimetrik parçadan oluşur denebilir. Bir durumu işaret eden ilk dize, ve onunla ilintilendirilecek başka bir durumu işaret eden ve genelde iki dizeden oluşan ardılı. Bu formda ilk dize ile son ikisi arasında bir tür iletişim, çağrışım, titreşim vb. diye adlandırılabilecek bir tür ilişki vardır ve deyim yerindeyse bu tür bir rezonans ne kadar güçlüyse haiku o kadar “iyi” addedilir. Japonya’da ortaya çıktığı şekliyle haikuda, ilk dizenin mevsimsel bir tanım içeren veya onu ima eden cümle(cik) olması esastır. Genelde kabul gören başka bir esasa göre, “iyi” haikuya sözcük eklemek, çıkarmak, herhangi bir sözcüğün yerini değiştirmek mümkün değildir. Yani “iyi” haiku, sağlam bir betonarme yapı gibi olmalıdır.






Yorum Gönder

Yorum bırakın trackback sitenize.. Yorumları takip için lütfen üye olun RSS.

Email adresiniz paylaşılmayacaktır. İşaretli alanları doldurun *

Önceki yazıyı okuyun:
Çocuklarda Kalp Hastalığı

Her 1.000 çocuktan 9’u dünyaya kalp hastalığı ile geliyor. Bazı hastalıklar genetikken büyük bir bölümü annenin hamileliği süresince etkilendiği hastalık...

Kapat