Her İlişkiye Lazım Taktikler

Her İlişkiye Lazım Taktikler

Kuşkusuz herkes sevgilisiyle mutlu olmak istiyor ya da mutlu olmak için evleniyor. “İşte aşkım” dediğinizde iş bitiyor mu? İlişki ve özgürlük, bir arada yürüyebilir mi? Âşık mısınız? Evlilik hazırlıklarına mı başladınız? Yoksa aradığınız aşkı hâlâ bulamadınız mı? Bu sorulara ne yanıt veriyorsunuz, bilemeyiz. Sonuçta herkes bir zaman, bir yerlerde beyaz atlı prensini ya da prensesini aradı ya da aramaya devam ediyor.

Peki; “İşte aşkım!” dediğimizde her şey halloluyor mu? Hep söylenir, işin en heyecanlı yanı, kaçma-kovalama döneminde yaşanır. Sevdiğin kişi elinin altında olunca değerini bilemezsin ya da karşındakinin abuk sabuk bir dolu özelliğiyle yüz yüze gelince şaşırıp kalırsın.

Çoğumuz mutluluğu arıyoruz. Kadın tarafı olarak, bağımlı ilişki kalıplarına göre yetiştirildiğimizden olsa gerek, çoğu zaman bizi kollayacak, koruyacak bir omuza ihtiyaç duyuyoruz.

Çoğu genç kız, aile baskısından kurtulmak, kendi evini açabilmek için, düşünmeden bir erkeğin kollarına atılabiliyor. Ve bazen yağmurdan kaçarken doluya tutuluyor. “Yalnızca mutluluk” isterken, bunun aslında çok karmaşık ve zor bir istek olduğunun farkına varmayabiliyoruz.

Beraberlik öncesi için ipuçları
Evlenmek istediğiniz erkeğe karar verdikten sonra onu dikkatle dinleyin ve gözlemleyin. Öncelikli ihtiyaçları nelerdir? Geçmiş ilişkilerinde neyin eksikliğini hissediyor? Onunla ne kadar ortak yanınız olduğunu bilmesini, sizin en uygun kişi olduğunuzu düşünmesini sağlayın.

Kişisel amaçlarınızı değiştirmeyin. Olgun, kendine güveni olan erkekler kendi hayatı ve ilgi alanları olan kadınlara saygı duyar. Yakınlık ve bağımsızlık birlikte yürüyebilir.

Onun sizi kovalamasına izin verin. Erkekler, inanmayacaksınız ama hâlâ avcı olarak düşünülmekten hoşlanırlar! Onlara rehberlik edin.

Her erkeğin “kolaylık” peşinde olduğunu unutmayın. Fikir ve hayallerine destek vererek, onun en iyi adımı atmasını sağlarsınız. Hayatındaki küçük detayları paylaşın.

Kendini ifade ettiği alanlarda ona kompliman yapmaktan korkmayın: Cinsel durum, görünüm, yetenek ya da kişilik. Bir kadın tarafından takdir edilmekten hoşlanmayan erkek çok nadirdir. Negatif yönlerini olumlu özelliklere çevirmeye uğraşın.

Eski aşklar, eski aşklar…
Çok kısa zamanda çok fazla şey paylaşmayın. Eski aşklar hakkındaki “savaş hikâyeleri” ilişkinin başlarında negatif etki yaratır. Geçmiş yıkımları arkada bırakın. Hiçbir erkek geçmiş hatalar yüzünden kendisine eziyet eden kızgın bir kadın istemez. Aşırı merak haricinde ilişkinizde erkeğin geçmişini araştırmanın ya da sizin geçmişiniz hakkında konuşmanın bir anlamı yoktur. Bilginin de “fazla”sı zarar…

Altıncı hissinizi kuvvetlendirin. İnsanlar genelde kararlarını mantıktan ziyade hislerine göre verirler. Sizinle evlenmek için tamamen pozitif bir hisse sahip olana dek size bağlanmayacaktır. Bir dokunuş, bir şarkı…

Hemen cinsel ilişkiye girmeyin; önce onu tanımaya çalışın. Birincisi, sıradan seks günümüzde fazlasıyla tehlikeli; ikincisi, ilişkinin süratinden değil yöneliminden emin olabilmelisiniz. Kendi temponuzu koruyun. Erkeklerin istediği şekilde fırtınalı yarışlardan uzak durun. Sizinle gerçekten ilgileniyorsa, siz hazır olana, duygusal olarak bağlanana kadar bekleyecektir. Yavaşlamak duygusal acıları azaltacak ve erkeğin ‘avcılık aşaması’ndan uzaklaşmasını sağlayacaktır. Ne yaparsanız yapın, seksi, ilişkiyi somutlaştıracak bir yol ya da erkeği düşürecek bir tuzak olarak kullanmayın, bu gerçekten ters tepki yaratır.

Eğer seks başlamışsa, kendinizi kasmadan eğlenmenize bakın. Erkekler kendi cinselliklerinden zevk alan iyi âşıkları takdir ederler.

Birlikte bir geçmiş yaratın. Sadece ikiniz tarafından bilinen takma isimler icat edin mesela… En güzel ilişki gerçek ve içten arkadaşlıktan doğar. Çıktığınız erkeğin sizin dilinizden konuşan ya da sizin tarafınızdan olan birkaç kişiyle tanışma fırsatını yakalaması, bağlanmanızı kolaylaştıracaktır.






Yorum Gönder

Yorum bırakın trackback sitenize.. Yorumları takip için lütfen üye olun RSS.

Email adresiniz paylaşılmayacaktır. İşaretli alanları doldurun *

Önceki yazıyı okuyun:
Televizyon Çocuğa Zarar Veriyor!

Televizyonun iki yaş altı çocuklarda zeka geriliğine yol açtığı ortaya çıktı. Avustralya hükümeti, televizyon izlemenin çocuk beyninin gelişimi üzerindeki olumsuz...

Kapat