Karun Kimdir? Karun’un Hayatı – Yaptıkları ve Karun’un Hazinesi

Karun Kimdir? Karun'un Hayatı - Yaptıkları ve Karun'un Hazinesi

Yüce kitabımız Kuran-ı Kerim’de birçok kıssadan ve yaşanmış hayattan bahsedilir. Bundan amaç, önceki insanların yaptıklarına bakıp, kendimize dersler çıkarmak ve hayatımızı ona göre bir düzene sokup, Allah’ın bizden istediği gibi bir kul olmaktır. Kuran’da anlatılan kişilerden biriside Karun denilen döneminin en zengin kişisidir. Bakın günümüze kadar KARUN’UN HAZİNESİ diye bir tabirin gelmesine neden olan kişi ve hayatı:

Musa Aleyhisselamın ümmetinden ve akrabalarından olduğu halde, zenginliği yüzünden kibirlenip, Musa Aleyhisselama karşı çıktığı için yerin dibine batan kimse. Babasının ismi Yasher idi. Önceleri fakir ve güzel huyluydu. Tevrat’ı güzel okurdu. Hazret-i Musa buna dua etti ve kimya ilmini öğretti.

Karun, hazret-i Musa’ya iman etmeden önce İsrailoğullarının başında Mısır Firavun’unun temsilcisiydi. İdaresi altında bulunanlara zulüm ve eziyet ederdi. Musa Aleyhisselama inandıktan sonra, kendisini ilim ve ibadete verdi. Ondan pek çok şeyler öğrendi. Hazret-i Musa ve kardeşi hazret-i Harun’dan sonra, İsrailoğullarının en bilgilisiydi. Tevrat’ı ezbere bilir ve çok güzel okurdu. Şeytanın vesvesesine kapılıp ibadeti terk etti.

Dünya malı toplamaya başladı ve gittikçe hırsı arttı ve çok mal toplamak gayretine düştü. Musa Aleyhisselamdan kimya ilmini öğrenmiş ve hayır duasına kavuşmuştu. Kavuştuğu bu nimetlerin kıymetini takdir edemedi. Bildiklerini dünya malı toplamak için kullandı. İnsanlara hizmet etmeyi hiç aklına getirmedi. Zenginliği ile dillere destan olup, darb-ı mesellere geçti. “Karun gibi zengin.” sözü, onun sahip olduğu mal sebebi ile ortaya çıktı. Mallarını hazinelere doldurdu. Hazinelerinin anahtarlarını, kırk katır taşırdı.

Karun zengin olunca, fakirliğindeki iyi, güzel hasletleri kaybetti. Taşkınlık yaptı ve haddi ziyadesiyle aştı. Böylece zulüm ve haksızlık yapmaya başladı. Ziynetlerle süslü elbiselerle dışarı çıkar, göğsü ilerde, salınarak kibirle yürür ve elbiseleri yerlerde sürünürdü. Nitekim Kasas suresinin 79. ayet-i kerimesinde mealen; “Karun, ziynet ve ihtişamı içinde kavminin karşısına çıktı.” buyrularak, onun bu hali haber verildi. Sonradan gördüğü için, eyeri altından beyaz bir ata biner, iki yanına, süslü elbiseler ve ziynetlerle donatılmış yüzlerce köle ve cariyeler alır, halka gösteriş yapardı. Bunun da ötesinde İsrailoğullarına ve Musa Aleyhisselama karşı kibirlenir, işlerine karışarak muvaffak olmamaları için çalışırdı. Fakirleri aşağı görür, mal ve mülkünün çok fazla olmasına rağmen, cimriliğinden kıyıp birazını bile onlara veremezdi. Nasihat edenleri, hiç dinlemezdi. Hatta, duası ve öğrettiği ilim sayesinde, mal ve mülke kavuşmasına vesile olan hazret-i Musa’nın sözünün bile, İsrailoğulları tarafından dinlenmesine tahammül edemez oldu.

Karun’un yaptıkları ve Müslümanların ona nasihatleri, Kur’an-ı kerimde mealen şöyle beyan buyruldu:

Karun, Musa’nın (Aleyhisselam) kavmindendi. Fakat o, onlara (İsrailoğullarına, mal sebebi ile zulüm ve kötülükte bulunup, hazret-i Musa’ya muhalefet ederek ona) karşı azgınlık etmişti. Biz ona, anahtarlarını taşımak bile, güçlü kuvvetli bir cemaate ağır gelen hazineler verdik. O vakit kavmi (nden iman edenler) ona şöyle dediler: (Ey Karun!) Dünya malı ile şımarma! Çünkü Allah’u teala dünya malı ile şımaranları sevmez. Allah’u tealanın sana verdiği zenginlik ve servet ile, ahiret yurdunu (yani Cenneti) iste! Allah’u tealanın sana ihsan ettiği gibi, sen de O’nun kullarına (mal ile) ihsan et. (Dünyadan da nasibini unutma.) Yeryüzünde fesat arama, isteme. Çünkü Allah’u teala, fesat çıkaranları sevmez. (Kasas suresi: 76-77)

Karun, müminlerin yaptığı bu nasihatleri kabul etmedi. Şımarıklığının yanında, Allah’u tealanın kendisine verdiği nimetlere nankörlüğünü git gide arttırdı. O dereceye geldi ki, utanmadan nimeti kendinden bildi ve ayet-i kerimede mealen şöyle dediği bildirildi: “Bu servet, bana ancak bende olan ilim mukabilinde verilmiştir, dedi.” Ayet-i kerimenin devamında Allah’u teala, mealen; “O (madem ki alimdi), kendisinden önce geçen asırlardaki nesillerden kuvvetçe ondan daha üstün, cemiyetçe (malca, yahut cemaatçe, sayıca) daha çok olan kimseleri, Allah’u tealanın hakikaten helak etmiş olduğunu bilmedi mi? (Kıyamette) mücrimlerden günahları sorulmaz.” buyurdu. (Kasas suresi: 78)

Karun, ziynet ve ihtişamı içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler; “Ne olurdu, Karun’a verilen (servet) gibi, bizim de olsaydı. O, hakikaten büyük nasip sahibidir” dediler. Kendilerine (berekete ve ahiret hallerine dair) ilim verilenler de; “Yazıklar olsun size! İman edip, salih amel işleyenlere Allah’u tealanın verdiği sevap, (Karun’un malından ve dünyadan) daha hayırlıdır. Bu sevaba ancak günahlardan sakınıp, taate sabredenler kavuşur” dediler. (Kasas suresi: 79-80)

Karun, Musa Aleyhisselama muhalefette daha da ileri gidip, altından bina yaptı. İsrailoğullarını yanına çekmeye çalıştı. Onlardan bir kısmı, ona iltifat etmeye, ziyafetlerine gitmeye, sözlerine kanmaya başladı. Şatafat ve malına imrenip, onun gibi zengin olma hülyalarına düşenler oldu. Hatta bazıları emrine girerek, dediğinden çıkmaz oldu.

Musa Aleyhisselam ona nasihat ederek, yaptıklarına son vermesini istedi. Allah’u tealadan zekat emri gelinceye kadar bu hal böyle devam etti. Allah’u teala, müminlere zekatı farz kılınca, Musa Aleyhisselam, Karun’a vereceği zekatın miktarını söyledi. Fakat Karun eve dönüp, mal ve parasını hesap edince, vereceğini çok buldu. İsrailoğullarından, kendisi gibi olanları etrafına toplayıp, Musa Aleyhisselama karşı çıkardı.

Bir fahişeye bol, para ve mal vad ederek Musa Aleyhisselamın kendisiyle zina ettiğini söylemesini istedi. Ertesi gün, Karun, İsrailoğullarını topladı. Sonra Musa Aleyhisselama geldi. İsrailoğulları toplandı, seni beklerler, Allah’u tealanın emir ve yasaklarını, dinlerinin esaslarını, şeriatlerinin hükümlerini onlara bildir.” dedi. Bunun üzerine Musa Aleyhisselam, onların yanına gitti. Anlatmaya başladı. “Hırsızlık yapanın, elini keseriz; iftira edene, seksen sopa vururuz; zina eden bekar kimseye, yüz sopa vururuz; evli olan kimse zina ederse, ölünceye kadar onu taşlarız.” buyurdu. Karun; “Ya bu işi sen yapmış olursan?” dedi. Musa Aleyhisselam; “Ben de yapsam durum aynıdır!” buyurdu. Karun; “İsrailoğulları, senin filan kadınla düşüp kalktığını söylüyorlar.” dedi. “Ben mi?” buyurdu. “Evet!” dedi. “Onu çağırın bakalım ne diyor? Şahitlik ederse, yahut itiraf ederse, dediği gibidir.” buyurdu. Çağırdılar. Gelince, Musa Aleyhisselam ona; “Ey kadın! Ben sana, bunların dediği gibi bir şey yaptım mı?” buyurdu. Sonra peygamberlik nuru ile ona bakıp; “Musa’ya ve İsrailoğullarına denizi yarıp yol yapan ve Musa’ya Tevrat’ı indiren Allah’u teala hakkı için doğru söyle.” dedi. Allah için doğruyu söylemesine yemin verince, Allah’u teala kadına tevfik ve yardım verdi. Kadın kendi kendine; “Bugün tövbe ile söze başlamam, Allah’ın peygamberine eziyet etmemden iyidir.” diye düşündü ve; “Hayır, onlar yalan söylüyorlar. Ama Karun bana, benimle zina ettiğin iftirasını söylemem için çok para verdi.” dedi. Bu sözleri söyleyince, Karun şaşırdı, ne yapacağını bilemedi. Orada bulunanları bir müddet sessizlik kapladı. Musa Aleyhisselam hemen secdeye kapandı, ağlayarak; “Ya Rabbi! Senin düşmanın bana eziyet etti, beni rezil ve rüsva etmek isteyip, çirkin bir fiille suçladı. Ey Allah’ım, onun cezasını ver.” diyordu. Allah’u teala, hazret-i Musa’ya başını secdeden kaldırmasını emir buyurdu. Yere de, Musa Aleyhisselamın isteğine uymasını emretti. Musa Aleyhisselam; “Ey İsrailoğulları! Allah’u teala beni Firavun’a gönderdiği gibi, Karun’a da gönderdi. Ona uyan onunla kalsın, benimle olan ondan ayrılsın.” buyurdu. İki kişi hariç hepsi Karun’dan ayrıldı. Sonra Musa Aleyhisselam; “Ey toprak! Onları yut!” buyurdu. Dizlerine kadar yuttu. “Ey toprak onları yut!” buyurdu ve bellerine kadar yuttu. Sonra; “Ey toprak onları yut!” buyurdu. Boyunlarına kadar yuttu. Sonra; “Ey toprak onları yut!” buyurdu. Toprak onları içine alıp, kapandı. Böylece yerin dibine geçtiler. Karun ve arkadaşlarından hiçbir eser kalmadı.

Allah’u teala, Karun’u ve iki arkadaşını yere geçirince, İsrailoğulları, kendi aralarında fısıldaşıp; “Musa Aleyhisselam, Karun’un evini, mal ve hazinelerini elde etmek için ona beddua etti.” dediler. Musa Aleyhisselam, bunun üzerine Allah’u tealaya dua edip, evini, malını ve hazinelerini de yere geçirmesini istedi. Bunun üzerine, Hak tealanın emriyle Karun’un sarayı, mal ve hazineleri de yerin dibine geçti. Nitekim Allah’u teala, Kasas suresi 81. ayetinde mealen; “Nihayet biz onu (Karun’u) ve sarayını yere geçiriverdik. Artık Allah’u tealanın azabından onu kurtarmaya yardım edecek hiçbir cemaati da yoktu. Kendisi de o azabı men etmeye kadir değildi.” buyurdu.

Karun helak olunca, Musa Aleyhisselamın nasihat edip, Allah’u tealanın azabıyla korkuttuğu müminler, Allah’u tealaya hamd ettiler. Önceden Karun’un malını, saltanatını ve yaşayışını temenni edenler, pişman oldular. Allah’u teala bunu bildirerek, aynı surenin 82. ayetinde mealen; “Dün onun mal ve saltanatını temenni edenler; Vay, demek ki, Allah’u teala dilediği kimsenin rızkını genişletiyor ve daraltıyor. Eğer Allah’u teala bize lutf etmeseydi, bizi de yere batırmıştı. Vay, demek hakikat şu ki, kafirler asla kurtulmayacak, demeye başladılar.” buyurdu.

Allah’u teala, peygamberi, Musa Aleyhisselamı ve müminleri her bela ve sıkıntıdan kurtardı. Düşmanları olan Firavun’u, Haman’ı ve Karun’u helak eyledi. Nitekim Ankebut suresi 39. ayet-i kerimesinde mealen; “Karun’u Fir’avn’ı ve (onun veziri) Haman’ı da helak ettik. Gerçekten Musa (Aleyhisselam), onlara apaçık delillerle gelmişti de, onlar yeryüzünde kibirlenip baş kaldırmışlardı (iman etmemişlerdi). Azabımız onlara ulaşıp kurtulamadılar.” buyurdu.






Yorum Gönder

Yorum bırakın trackback sitenize.. Yorumları takip için lütfen üye olun RSS.

Email adresiniz paylaşılmayacaktır. İşaretli alanları doldurun *

Önceki yazıyı okuyun:
İstanbul Çapa Tıp Fakültesi Randevu Alma. İstanbul Çapa Tıp Fakültesinden Randevu Almak İstiyorum
İstanbul Çapa Tıp Fakültesi Randevu Alma

İstanbul Çapa Tıp Fakültesi'nden Randevu Almak İstiyorum İstanbul Çapa Tıp Fakültesi'nden randevu almak mı istiyorsunuz? Yapmanız gereken öncelikle aşağıdaki sayfadan...

Kapat