Sedef Hastalığı

Sedef Hastalığı

Sedefin oluşumunda genetik faktörler, stres ve bazı ilaçlar rol oynuyor. En çok enseye yakın bölgelerde, dizlerde ve dirsekte görülen sedef hastalığının tedavisinin olmadığına inananlar yanılıyor…

Sedef, adından da anlaşılacağı gibi yüzeyinde sedef renginde kepeklenme ile karakterize olan ve kırmızı kabarık plaklar şeklinde görülen kronik bir hastalıktır. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Server Serdaroğlu, Cerrahpaşa ve Bolu İzzet Baysal Tıp Fakülteleri’nin Türkiye’de ilk kez yaptıkları saha araştırmasında, bu hastalığın görülme oranının yüzde 0.5 olarak tespit edildiğini söylüyor. Bu, ülkemizde yaklaşık 350-400 bin kişinin sedef hastası olduğu anlamına geliyor. Her yaşta görülebilen sedef hastalığının ortaya çıkmasında genetik yatkınlığın etkili olduğu belirtiliyor. Bununla birlikte sigara içmek, şişmanlık, derinin mekanik zedelenmeleri, stres ve bazı ilaçların kullanımı da (bazı tansiyon, psikiyatri ve romatizma ilaçları gibi) sedef hastalığını tetikleyebiliyor.

20-30 VE 50-60 YAŞ ARASINDA SIK GÖRÜLÜR
Sedef hastalığının stresi tetiklediği bilinmekle birlikte, hastalığın artmasının da kişide stres oluşturduğunun unutulmaması gerekiyor. Bu hastalığın, kadın ve erkeklerde farklı oranlarda görüldüğüne dair bir bilgi bulunmuyor. Hastalığın ortaya çıkmasında genetik bir yatkınlık söz konusu olsa da, bunun dışındaki nedenlerin de dikkate alınması gerekiyor. Sedef hastalığının en sık görüldüğü dönemlerin, 20-30 yaş ve 50-60 yaş arası dönemler olduğu belirtiliyor. Çocuklarda daha çok, ‘guttat tarz’ adı verilen damla şeklinde kabartılar ve kabuklanmalar görülüyor. Özellikle üst solunum yolları enfeksiyonu sonrasında, sedef hastalığına daha çok rastlanıyor.

EN ÇOK DİZDE VE DİRSEKTE OLUŞUR
Sedef en çok diz, dirsek ve saçlı deri gibi enseye yakın bölgelerde görülüyor. Belirtiler genelde derinin fazlaca zedelendiği bölümleri tercih ediyor. Hastalığa nadir olarak yüz bölgesinde de rastlanıyor. Prof. Dr. Serdaroğlu, sedefin, yerleştiği bölgelere göre, birçok hastalıkla karıştırılabileceğini söylüyor. Sedefin belirtileri kızarıklık ve kepek, başka deri hastalıklarında da görülüyor. Ellere ve ayaklara yerleştiğinde egzama ve mantar hastalıklarıyla, saçlı deriye yerleştiğinde ise stres kökenli bir egzama çeşidi olan seboreik dermatitle karıştırılıyor.

BULAŞICI BİR HASTALIK NİTELİĞİNDE DEĞİL!
Sedefin genellikle kaşıntıya yol açmayan ancak tekrarlayıcı özelliği bulunan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Serdaroğlu, “Sedefin bulaşıcı bir hastalık olduğunu ve tedavisinin bulunmadığını düşünenler yanılıyor” diye konuşuyor. Sedef hastası olan ebeveynlerin, bu hastalığın mutlaka çocuklarında da görüleceğini düşünmelerinin hata olduğunu belirten Serdaroğlu, bu hastalık hakkında edinilen diğer yanlış düşüncelerin sedef hastalığının saç dökülmesine neden olduğuna ve karaciğerdeki bir bozukluktan kaynaklandığına inanmak olduğunu dile getiriyor.

SEDEFİ AZALTMAK İÇİN BU ÖNERİLERE KULAK VERİN
* Günlük nemlendirici kremlerinizi ve losyonlarınızı kullanın.
* Günlük stresten uzak durun.
* Derinizin zedelenmesine yol açabilecek durumlardan kaçının.
* Yaz aylarında güneşten yararlanırken, güneş yanıkları oluşturmayacak dozlarda ve saatlerde güneş banyosu yapmaya özen gösterin.
* Farklı hastalıklar için kullanılan ilaçları, bir dermatoloji uzmanına danışmadan almayın.
* Her türlü sedef belirtisinin tedavisin de dermatoloji uzmanlarından bilgi alınması ve tıp dışı çözümler aranmaması gerektiğini unutmayın.

CEYDA ERENOĞLU- GAZETE HABERTURK – HT MAGAZİN






1 Yorum

  • AHMET İDRİS ULUTAŞ
    24 Mayıs 2013 | Permalink |

    SEDEF :dışa vurulmamış duygular diye tarif edilebilir. Kendini bütünüyle her şeyin dışında hissetme, hiçbirşeye hiçbir gruba ait olmama duygusu. SEDEF tedavisinde ilk şart kişinin kendini sevdiğinin işaretidir. Kendinizi seviniz, kendinizi beğenmek ayrı şey, çocuğumu severim ama her huyunu beğenmem çok farklı şeyler. Kendini seven insan bu 19 maddeye zamanında cevap verir.

    Nasıl düşünmeliyim?
    1-Sabahları neşeli bir şekilde uyanırım.
    2-Çoğunlukla neşem yerindedir.

    3-Çoğu kimse tarafından sevilirim.
    4-Aynaya baktığımda gördüklerim hoşuma gider.
    5-Zeki bir insanım.
    6-Kendimle ilgili utanılacak bir şey görmüyorum.
    7-İşimden hoşlanırım.
    8-Oldukça enejiğim.
    9-Esas olarak iyimser bir kişiyim.
    10-Kendi hatalarıma güvenebilirim.
    11-Ben ilginç bir insanım.
    12-Başkaları beni önemser.
    13-Şimdiye dek yaptıklarımdan pişman değilim.
    14-Duygularımı açıklamaktan çekinmem.
    15-Öldükten sonra ben mutlaka cennete giderim.
    16-Başkalarıyla konuşurken rahatım.
    17-Yaşamımı istediğim yöne çevirebilirim.
    18-Yerinde olmak istediğim gıpta ile baktığım çok sayıda kimse yok.
    19-Her türlü iyilik ve değer biriyim.
    SEDEF’İ artıran hangi faktörlere dikkat edilmelidir?
    -Tiner, çamaşır suları, deterjanlar gibi maddelerden uzak durunuz.
    -Bilgisayar önünde fazla oyalanmayınız.
    -Süt ve demli çaydan uzak durunuz.
    -Yüzme havuzlarını kısıtlayınız.
    SEDEF tedavisini etkileyen en büyük 3 fark;
    -Sigara: Lütfen uzak durunuz.
    -Anemi: Demir eksikliğini tamamlayınız. Vi-fer kullanabilirsiniz.
    -Ruhi gerilim, sıkıntı.
    SEDEF VE KALITIM: Soyda bu hastalık varsa SEDEF olma ihtimali artar.

    A)GUATR
    B)DİABET
    C)BÖBREK TAŞI
    D)HİPERTANSİYON
    E)ROMATOİT ARTİRİT
    SEDEF hastalığı otoimmün hastalıklarla beraber bulunabilir. Özellikle SEDEF te tiroid bezi hastalıklarının bulunup bulunmadığına bakılmalıdır. Yapılacak tahliller T3-T4-TSH ayrıca TPO demir bağlama kapasitesi-demire baktırılmalıdır.
    A)HİPERTROİD: Dolaşan kanda tiroid hormonlarının fazlalığıyla ilgili olarak zayıflama, kuvvetsizlik, kolay yorulma, çok hızlı konuşma, oturduğu yerden hızlı kalkma, telefon ve ev zili çalınca yerinden fırlama, kolay ürkme, hep tedirginlik, gece az uyuma, sıcağa dayanıklılığın azalması, kışın camları açarak ağlamaya yatkınlık, titremeler, sürekli terleme, saçlar ince ve seyrek, sinirlilik ve çarpıntı belirtileriyle karakterize hastalıktır.
    B)HİPOTROİD: Primer hipotiroid ve sekonder hipotiroid olarak 2’ye ayrılır.
    Tiroid hormonu üretimine bağlı klinik tablodur. Orta ve ileri yaşlarda başlayan hipotiroidi çoğunlukla HAŞİMATO’dur. Hipotiroidli hastalar genellikle yavaştır, hep yorgundur, soğuğa dayanamaz, tepkisizdir, deri kuru, soluk ve serttir. Kanda kolestrol yüksektir, kansızlık vardır, demir emilimi azdır, adet sorunları vardır ve hasta kilo almaya meyillidir. Ayaklarda ödem belirir, tırnakları kolay kırılır, depresyona yatkınlık vardır.
    Kanda T3-T4 düşük, TSH yüksekse PRİMER HİPOTROİD’dir.
    TSH düşükse SEKONDER HİPOTROİDİ akla gelir, eğer Haşimatoysa kanda anti tiroglobulin ve antikorlar bulunur. Bir sedefli aynı zamanda nefes darlığı (hava açlığı) çekiyorsa HAŞİMATO SEDEFİ olup, olmadığına bakılmalıdır. Haşimato orta yaş kadınlarda daha çok görülür. Haşimatoluların aile bireylerinde graves guatrı ve miksödem sıklıkla bulunur. Tiroid bezi hipofonksiyonuna yol açan kronik tiroid bezi iltihabında da sedefte görülebilir.
    KİŞİLİK ÖZELLİĞİ: Sedefini sorun yapanlarda artar, sorun yapmayanlarda artmaz. Sedef bir deri hastalığıdır. Soyda veya kişide şeker hastalığı, kum taşı düşürme, anemi, tiroid hastalıkları varsa duygusal bir baskı sonucunda sedef çıkma ihtimali ortaya çıkar. Ayrıca adrenerjik kişilerde kızgınlık, şüphecilik gibi etiyolojik oluşumunda psikosomatik faktörler etki eder.
    SEDEFLİLER , genellikle ya geç uyurlar ya uykusuzluk çekerler veya küçük bir tıkla uyanırlar.
    SEDEF NİÇİN ARTIYOR?
    Batı tipi yaşamda günümüz insanı, daima varlığını tehdit eden, mücadeleye zorlayan, adaptasyonu bozan, kalabalık bir dünya içinde yalnızlığı yaşamaktadır. Sanayileşmenin verdiği yalancı rahatlık insanlar arasında mücadeleyi arttırmış manevi bağların gevşemesi, maddenin katı soğuk cazibesi sıkıntılı insanı yaratmıştır. Son yirmi yılda batı tarzı yaşam şeklini almak, daha çok almak, her şeye sahip olmak, tüketimin toplumu olarak kısa tatillerde bile güneşi bol deniz kenarlarına hücum etmek… Güneş yanığı oluncaya kadar güneşlenmek insan derisindeki hassas dengeleri bozarak eksojen baskı, batı tipi yaşam biçimiyle endojen baskı sonucu sedef artışına bir ivme kazandırmıştır.

    BUĞDAY: Bazı insanlar buğdaya uyum gösteremezler örneğin çölyak hastalığında buğdaydaki gluten ince bağırsakta hasar oluşturur. Çavdar, yulaf ve arpada gluten vardır.
    YUMURTA: Alerji yapabilir
    Çinde sedef yok gibidir. Sedefli hastalarda süt ve süt ürünleri kesilirse lezyon küçülmektedir. Kıvırcık saçlı Çinli yoktur. Saçı beyazlamamış Çinli görmemizde zordur. SEDEFLİ Çinli görmediğimiz gibi 4000 yıldır süt ve süt ürünlerini yemezler. Taze sütün hazm edilemeyeceğini düşünürler, ekşimiş sütten elde edilen ürünlerinde temiz olmadığına inanırlar fakat m. ö. 2000 yıllarında Çin’de süt ürünlerinin yapılışı biliniyordu. Az kalsiyum aldıklarından Çinli’lerin kısa boyları vardır.
    KEFİR bol bol içiniz. KOMBU mantar çayı yanında bitki ektratları damlası ile mayalayıp bol bol tüketin.AKŞAMLARI KEFİR KREMİNİ VE KOMBU KREMİNİ SEDEFLİ OLAN YERLERE STREJ FİLİM KAĞIDI İLE GÜN AŞIRI SARINIZ.
    SEDEF VE DETERJAN
    SEDEF, deterjanlarla, çamaşır sularıyla çok uğraşan titiz ev hanımlarında çoğunluktadır. Deterjan üretenler çoğunlukla ucuz olduğu için polifosfatlar, nitrilotriasetik asit, bentonit ve salisilatlar karıştırılmaktadır. Bunların tabiata zararsız hale gelmesi zaman almaktadır. İstanbul’da yapılan bir çalışmada deterjanların içme ve kullanma sularında dünya sağlık teşkilatının saptadığı tehlikeli sınırın 40 katı üzerinde olduğu ortaya konmuştur. Bu fazla deterjan vücuda fazla zehirli olmasa da deri için irritandır. Temizlik işleriyle uğraşanların elleri ortada. Ayrıca neyin kokusu sizi rahatsız ederse, o sizin SEDEFİNİZİ arttırır, çünkü onlar demir depolarını boşaltır.
    CEP TELEFONLARI VE SAĞLIĞIMIZ
    Cep telefonları 217 radyo frekans darbesi üretmeleri nedeniyle bizleri radyasyona sürekli maruz bırakırlar, cep telefonu baz istasyonlarına ulaşmak için fazla enerjili RF dalgaları yayarlar. 20 dk. cep telefonuyla konuşanın sağlık sorunları başlamış demektir. Baz istasyonları 100 metre mikrodalga darbeleri yayarlar. En çok çocukları etkilerler. Amerika’da baz istasyonlarının okulların yakınına kurulması yasaktır.
    İnsan bir yılda 160 mili rem radyasyon dozu alır, insan doğal çevreden 100 mili rem radyasyon alır. Yolcu uçaklarında 10.000 metrede kozmik radyasyon şiddeti deniz seviyesinin 50 katıdır. Besinlerle vücudumuza aldığımız radyasyon iç radyasyonu oluşturur. Süt gıdalarımız arasında en radyoaktif olanıdır. Sütteki radyasyon suyun 500 katıdır. Bir göğüs röntgeninin çekimi 15 milirem doza mal olur. Atmosferdeki nükleer denemelerin radyoaktif serpintileri risk oluşturur. Radyasyon üreten çeşitli kaynaklar vardır. Elektronik cihazlar bunlardan biridir. Yatak odasında mümkün olduğunca elektrikli ve elektronik cihazlar bulundurulmamalıdır.
    KIŞIN SEDEF TEDAVİSİ
    1-İLAÇLAR
    2-BUHAR (KAPLICA BUHARI DAHA İYİ)
    3)IŞIKLA UYARMA (GÜNEŞ DAHA İYİ) VE DİĞER UYARICI IŞIK KAYNAKLARI:PHILIPS ENFARUJ LAMBASI İDEALDİR.
    Buhar, evde veya kaplıcada yapılabilir. Evde duş kabin gibi dar ortamlarda önce kremi sürerek yapılmalıdır. (buharı bol ve sıcak çıkaran araç gereçlerle 30-40 dk. tutulmalı). SEDEF az olan alanda kettle veya tencere ile devamlı kaynarken önce kremi sürerek 30 dk. buhara tutmalısınız.
    IŞIKLA UYARMAK için güneş kremini sürüp haftada 3 gün solaryuma girmek veya philips HB-172 10 cm den,10 dk. tutmak gerekir.
    SEDEFTE güneş tedavisi ve buhar tedavisi vardır. Buhar tedavisi evde buhar çıkaran çaydanlık, kettle veya tüp üzerinde tencereyle yapabilir ama en etkilisi kaplıcada günde 2 defa 2-3 saat ilaç sürüp buhara tutmaktır. İlinizde veya yakınınızda kaliteli ve bol buhar çıkaran kaplıca varsa çok hızla iyileşirsiniz bunun yanında ayrıca ilacı sürüp güneşlenirseniz çok iyi olur. Güneşlenirken rüzgar esintisi olmayan yerler seçilmelidir. Bursa-Yeni Kaplıca gibi kaplıcalarda bulunan buhar odaları yoğun buhar üretirler. SEDEFİ iyileştirmek için buhar odaları olan kaplıcalara gidilmelidir. Benim bildiğim bu çeşit kaplıcalar; Kütahya’da Yoncalı ve Gönen Kaplıcaları, Tuzla Kaplıcaları, Haymana Kaplıcaları, Ankara’da Kızılcahamam Kaplıcası, Niğde’de Çiftehan kaplıcası, Afyon’da Oruçoğlu Kaplıcası vardır incelenince başka kaplıcalarda bulunur.
    Önerdiğim kaplıcalar;
    BALIKESİR-GÖNEN-GÜRE KAPLICASI
    BURSA-KARAMUSTAFAPAŞA-OYLAT KAPLICASI
    DENİZLİ-SARAYKÖY TEKKE-YENİCE KAPLICASI
    ESKİŞEHİR-ŞEHİR İÇİ KAPLICA
    İZMİR-BALÇOVA
    KAYSERİ-HACIVELİ
    KIRŞEHİR-TERME
    KÜTAHYA-EMET-EYNEL-GEDİZ-YONCALI
    MANİSA-EMİR HAMAMLARI
    NEVŞEHİR-KOZAKLI
    RİZE-AYDER
    SAKARYA-KUZULUK
    SAMSUN-HAVZA
    SİİRT-HİRSTA
    TOKAT-REŞADİYE
    ŞANLIURFA-KARAYAZI
    VAN-HASAN ABDAL
    YALOVA-TERMAL KURŞUNLU KAPLICASI
    Sıcak suyu olan diğer kaplıcalarda olur ama en iyileri bunlar. SEDEF için buhar merhemini sürüp bolca buharda durun. Güneş kremini sürüp bolca güneşlenin. Moral iyiyse çabucak iyileşir. Rüzgar ve esinti olmayan yerde güneşlenin.
    Merhem şu şekilde kullanılmalıdır;
    SEDEF merhemi günde 3 defa sürülmeli.Güneşin etkili olduğu saatlerde merhemi sürüp 1.gün 5-10 dk, 2. Gün 10-15 dk,3.gün 15-20 dk güneşte durun.Bu süre yavaş yavaş uzatılmalıdır. SEDEF olmayan yere gelmesi önemli değil, rüzgar esmeyen yerde bolca güneşlenin. Güneş çarpacak kadar güneşte kalmayın.
    Akşamları anason tohumundan çay yapılıp bir su bardağı içilirse iyi olur.SARI KANTORON ÇAYI VEYA TABLETİ KULLANIN.
    SEDEF ÇAYI:Devedikeni tohumu, şahtere otu, dağ çayı, beyaz papatya, anason tohumu, kara hindibağ ,hıltan tohumu, kereviz tohumu,enginar yaprak, SUMAK YAPRAĞI.KONU HAKKINDA DAHA GENİŞ BİLGİ ALABİLİRSİNİZ.FİTOTERAPİST ECZACI AHMET İDRİS ULUTAŞ.

Yorum Gönder

Yorum bırakın trackback sitenize.. Yorumları takip için lütfen üye olun RSS.

Email adresiniz paylaşılmayacaktır. İşaretli alanları doldurun *

Önceki yazıyı okuyun:
Sinirlendikçe Yemek Yiyenlerden misiniz?

Stres artık herkesin yaşamının baş faktörü, “Stresten yiyorum” ya da “Sinirlendikçe buzdolabını açıyorum” fazla kilonun en büyük mazeretlerinden. Araştırmalar da...

Kapat